» Kitlerin önemi - Özelleştirme - Kamu İktisadi Teşebbüsleri ve Öz

Yayınlanma Zamanı: 2009-04-29 16:40:00



Sponsorlu Bağlantılar
Türkiye'de kamu teşebbüsü, sermayesinin tamamına veya yarısından fazlasına ya da diğer yollarla devletin, diğer kamu tüzel kişilerinin veya devletle anılan tüzel kişilerin yönetimine, yönetim organları aracılığıyla hakim olduğu örgütlerdir. Kamu teşebbüsleri sadece kâr amacıyla değil,kamu hizmeti ve sosyal amaçlarla kurulurlar. Türkiye'de Kamu İktisadi Teşebbüsleri (KİT) farklı zamanlarda, farklı açılardan tanımlanmışlardır. Günümüzde KİT, iktisadi devlet teşekkülleri ile kamu iktisadi kuruluşlarını kapsamakta ve bu iki kuruluşun ortak adı olmaktadır. Görevleri açısından KİT'lere benzeyen genel ve katma bütçeli dairelere bağlı döner sermayeli kuruluşlar ile yerel yönetimler ve kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları KİT kapsamı dışındadır.Türkiye'de KİT'ler, ekonomik faaliyet alanlarına göre dört grupta sınıflandırılmaktadır.Bunlar, imalat kurumları, maden ve enerji kurumları, tarım kurumları ve mali kurumlardır. Cumhuriyet'in ilk yıllarında başlayan kamu girişimciliği ile devlet, öncelikle imalat sanayi ile Madencilik sektörlerinde önemli adımlar atmıştır. 1950'lerden sonra KİT'ler, özel sektörü her yönden güçlendirmek için bir araç olarak kullanılmışlardır. 1980 sonrası dönemde KİT'lerin ekonomi içindeki payının küçültülmesi hedeflenmiş olmakla beraber, bunda istenilen başarıya ulaşılamamıştır.Cumhuriyet'in ilk yıllarından itibaren Türkiye ekonomisindeki sanayi,tarım, bankacılık, ulaştırma, haberleşme gibi temel sektörlerde KİT'ler,daima önemli bir yere sahip olmuşlardır. Bazı ve mal ve hizmetlerin üretiminde tekel, bazılarının üretiminde oligapol durumundadırlar. Bu üretim dalları arasında madencilik, demir-çelik, alüminyum, petrol, petro-kimya, yüksek alkollü içkiler, sigara ve tütün ürünleri, elektrik enerjisi, lokomotif,vagon, ulaştırma ve haberleşme sayılabilir.Özelleştirme veya çok genel ifadesiyle Kamu İktisadi Teşebbüslerinin mülkiyetlerinin özel sektöre satışı, dünya ekonomisinde son 20 yıl içinde en önemli konulardan biri haline gelmiştir. Geniş anlamda özelleştirme, devletin ekonomik faaliyetlerinin azaltılması amacıyla kamu sektörünün denetimi altındaki ekonomik kuruluşların özel sektöre devredilmesidir.Özelleştirmede temel amaç, ekonomide etkinliği arttırmaktır.Türkiye'de 1980 yılından bu yana izlenen liberal ekonomik politikalar doğrultusunda ağırlıklı olarak 1986 yılından itibaren uygulamaya konulan özelleştirme programının amaç ve hedefleri, diğer ülkelerden pek farklı değildir. Bu amaçlar arasında, piyasa güçlerinin ekonomiyi harekete geçirmesine izin vermek, üretkenlik ve verimliliği arttırmak, sınai mülkiyeti tabana yaymayı teşvik etmek ve KİT'lerin bütçe üzerindeki yüklerini azaltmak sayılabilir.Türkiye'de başlangıçtan günümüze (Ocak 1999) kadar geçen sürede 113 kuruluşta hiç kamu payı kalmamıştır. Bu 113 kuruluşun 26'sında kamunun özelleştirilen payı %100'dür. 52 kuruluşta ise özelleştirilen pay %50'nin üzerindedir.Yöntemler itibariyle özelleştirme işlemleri arasında blok satış %45 ile birinci sırada bulunmaktadır. Daha sonra %16 ile uluslararası arz ikinci, %15 ile halk arz üçüncü sırada gelmektedir.


Duyuru
Sitemizde güncelleme çalışmaları devam etmektedir.
Görüş ve önerilerinizi bizimle paylaşabilirsiniz !